Biliminsanları arı sütünden yola çıkarak Alzheimer’a karşı ilaç geliştirmeye başladı

Biliminsanları arı sütünden yola çıkarak Alzheimer’a karşı ilaç geliştirmeye başladı

7 Aralık 2018 0 Yazar: Görkem Gömeç

Arı sütünü, bal arılarını kraliçe arılara çeviren bir sıvı veya şu sıralar yaşlanmayı durdurduğu ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği şeklinde satılan gıda desteği olarak biliyor olabilirsiniz.

Yalnız bu iddiaların hiçbiri herhangi bir şekilde kanıtlanmış değil. Ama bu durum, biliminsanlarını süte benzeyen bu değişik sıvıyı incelemekten alıkoymuyor, özellikle bal arılarını kraliçe yapan sihrin kodu odak noktası.

Bal arısını kraliçeye döndüren “sihrin” kodu çözüldü

Yapılan çalışmalarda Stanford Üniversite’sinden bir araştırma grubu bu kodu çözdüklerini belirtiyor. Araştırmalar ilk önce arı sütü nedir şeklinde bir soruyu cevaplamaya çalıştı.

Sonuçlar, sütün içinde bulunan royalactin adlı proteinin, kök hücrelerin kendini yenilemesini sağlayan genleri harekete geçirdiğini gösterdi.

Uzmanlar royalactin adlı proteinin bu özelliği ile yaraları iyileştirmekte ve özellikle kas kaybı ve sinir dokusunun bozulmasına yönelik hastalıklar iyileştirebileceğini belirtiyor. Daha önce yapılan bazı araştırmalar da arı sütünün fare ve iplikkurdu gibi canlıların yaşam süresini uzattığını göstermişti.

Stanford Üniversitesi’nin çalışması arı sütünün sadece yaşam süresini değil, aynı zamanda fare gibi farklı türlerde de kök hücrelerin kendini yenilemesini harekete geçirdiğini ortaya çıkardığı için oldukça önemli.

İnsanlarda da benzer bir protein var

Arı sütünün yararlarının, insanlar üzerinde etkili olup olmayacağı ise farklı bir çalışma konusu. Şimdilik yapılan araştırmalar, insan embriyosunun erken dönemlerinde benzer bir proteinin aktif olarak kullanıldığını gösteriyor.

Özellikle embriyoların, yani yumurta ve sperm hücrelerinin birleşmesiyle oluşan zigotun arka arkaya mitoz bölünme geçirip hücre sayısının artmış hali, bu erken dönemde kök hücre kapasitesini artırmaya başlıyor. Zira bu dönemde kök hücreler yeni hücreler özellikle yeni hücreler oluşturuyor.

Kök hücreler bölündüğünde, kendilerinden ya da diğer hücre tiplerinden üretebiliyorlar. Örneğin, derideki kök hücreler daha fazla deri kök hücresi yapabiliyor ya da melanin pigmenti yapmak gibi kendi özgün işlevleri olan diğer deri hücrelerine farklılaşabiliyor.

İnsanlardaki proteinin ismi Beyoncé olacaktı

İşte bu dönemde, biliminsanlarının ilk önce Beyoncé adını vermek istediği ama daha sonra kraliçe anlamına gelen regina isminde karar kıldığı insanlardaki bu protein, embriyonun kök hücreleri için bir kaynak hücre rolü oynuyor.

TIKLAYIN: Beyin sağlığınıza iyi gelecek, zihninizi güçlendirecek 8 meyve ve sebze

Uzmanlara göre regina proteini, Alzheimer, kalp hastalıkları ve kas kaybı gibi hücrelerin ölmesine yol açan hastalıkların önüne geçebilecek. Bundan sonra yapılacak çalışmalar bu proteine benzer şekilde çalışacak ilaçların bulunması yönünde olacak.

Marketlerde satılan arı sütü ilaç değil

Eğer bu şekilde çalışan ilaçlar bulunursa, hastaların zarar görmüş deri hücreleri kendi kök hücreleri tarafından iyileştirilebilecek. Bu ilaçlarda aynı zamanda arı sütündeki proteinler de kullanabilecek.

Buna rağmen uzmanlar hala direkt olarak arı sütü kullanımını desteklemiyor. Hatta yapılan çalışmalar sırasında arı sütü olarak satılan çoğu ürünün içerisinde royalactin proteinin bulunmadığı da ortaya çıkmış. O yüzden bu ürünleri kullanırken dikkatli olmak lazım.

Kaynak: The Guardian

Çevreci Geek'i takip edin