Ülkelerin Niyet Edilen Ulusal Katkı Beyanları Nedir?

Paris İklim Anlaşması’nın en belirgin özelliğini inceliyoruz

Etkilerini giderek daha fazla hissettiğimiz iklim krizine küresel anlamda çözüm yaratacak bir ulusal anlaşmanın adımları bir nevi 1992 yılında başladı diyebiliriz.

1992 yılında Rio’da kabul edilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (BMİDÇS) ana amacı, “atmosferdeki sera gazı birikimlerinin, iklim sistemi üzerindeki tehlikeli insan kaynaklı etkisini önleyecek bir düzeyde tutmayı başarmak” şeklinde belirlenmişti. 

195 ülke ve Avrupa Birliği’nin imzaladığı bu çerçeve sözleşme, hükümetlerin iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik çalışmalarını yönlendiren süreç oldu.

Bununla beraber ek anlaşmalar da yapılmadı değil. 1997 yılında düzenlenen Kyoto Protokolü tam anlamı ile kapsamlı ve yapıcı bir anlaşma olmadı.

2015 yılında imzalanan Paris İklim Anlaşması ise bu boşluğu doldurdu diyebiliriz. Eksiklerine rağmen, anlaşmayı imzalayan ülkeler, küresel ısınmayı -en kötü ihtimalle- 2 derecede tutmak için söz verdi.

İşte bu sözlerin toplamına biz Niyet Edilen Ulusal Katkı Beyanları (INDC) ya da Niyet Beyanları diyoruz.

Bu beyanların hedefi gelişmişlik düzeyi çerçevesinde ülkelerin üzerine düşen payı tespit etmesi ve o yönde harekete geçmesi.

Özellikle, ABD, AB, Rusya gibi tarihsel sorumluluğu yüksek gelişmiş ülkelerin beyanları önemli olsa da, son dönemdeki sera gazı salımı artışının arkasındaki ülke ekonomilerinin, yani Çin, Hindistan, Brezilya, Güney Kore ve Türkiye gibi ülkelerinde beyanları bir o kadar önemli.

Neredeyse her ülke Paris İklim Anlaşması için bir niyet beyan etmiş durumda, ama bu beyanların resmi olarak kabul edilmesi için, devletlerin yasama organlarından geçmesi gerekiyor.

7 ülke hariç bu beyanları resmi olarak kabul etmiş durumda. Bu 7 ülke ise İran, Irak, Eritre, Libya, Güney Sudan, Yemen ve Türkiye.

Bununla beraber, biliminsanları ülkelerin şu andaki niyet beyanları ile küresel ısınmanın bu yüzyılın sonuna kadar 3 derecenin üstüne çıkacağı tahmininde bulundu.

Uzmanlar küresel ısınmayı 1,5 derecede tutmak için 2030’a kadar sera gazı salımının yüzde 25 oranında azaltılması gerektiğini belirtiyor.

Bunun için G20 ülkelerinin niyet beyanlarında bulunan, sera gazı salımı 2030 hedeflerinin kolektif olarak %39 oranında aşağı çekilmesi gerekmekte. Aynı rapor ise Türkiye’nin niyet beyanının küresel ısınmayı 2 veya 1,5 derecede tutmak için yeterli olmadığını belirtiyor.

Paris İklim Anlaşması’nı her 5 yılda bir güncellenmekte. Biliminsanları bu yıl İngiltere’de düzenlenecek COP26 buluşmasının elimizdeki son şans olduğunu belirtmekte.

Eğer ülkeler burada da hedeflerini daha ciddi bir şekilde düzenlemezler ise, geleceğimiz çok parlak gözükmüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.