5–14 Ağustos’ta Cenevre’de ülkeler, plastik kirliliğini durduracak küresel sözleşmeyi görüşecekler. Masada üretim limitlemesi, zararlı kimyasalların yasaklanması, yeniden kullanım hedefleri ve üretici sorumluluğu var.
Petrol/Plastik lobisi güçlü ama 14 Ağustos’ta çıkacak karar geleceğimizi belirleyecek.
Peki neden küresel bir sözleşmeye ihtiyacımız var?

Plastik üretimi durmuyor. 1950’de 2 milyon tonken 2019’da yaklaşık 460 milyon tona çıktık. Aynı hızla gidersek 2060’ta yaklaşık 1,2 milyar ton plastik üretilecek. Üretim arttıkça atık da artıyor.
Musluk açık. Sadece kovayı (geri dönüşüm) büyütmek yetmez. Önce musluğu kısmalı, sonra geri dönüşüm ve yeniden kullanım yollarını büyütmeliyiz.

Plastiklerin sadece %9’u yeni ürüne dönüşüyor. Geri dönüştükten sonra bir daha dönüşebilenlerin sayısı ise %1’in altında. Yani neredeyse sonsuz kere dönüşebilen bir cam gibi değil.
Plastik atıkların yarısı depoda, beşte biri yakılıyor, dörtte biri doğaya karışıyor. Tek kullanımlık plastikleri azaltmadan, tekrar kullanım ve yeniden dolum olmadan plastik krizini bitiremeyiz.

Bugün doğaya sızan plastiğin yaklaşık 22 milyon ton civarında olduğu düşünülüyor. Bu günde 6 bin kamyon anlamına geliyor. Eğer herhangi bir denetim ya da kısıtlama getirmezsek, 2060’ta bu rakam iki katına (~44 milyona) çıkacak.
Uzmanlar bu rakamın en iyimser şekilde 6 milyon tona inebileceğini belirtiyor. Yani günde 1700 çöp kamyonu kadar.


Plastik tek bir kaynaktan gelmez, bir kimyasal çorbadır. İçerisinde barındırdığı 16.325 kimyasalın 4.219’u ise riskli sayılıyor.
Bir de bu kimyasalların %95’i küresel olarak denetlenmiyor. Siz sağlığınıza dikkat ederken, plastiğin etkilerini maalesef hala bilmiyoruz.
Çözüm basit: Riskli sınıfları topluca yasakla, içeriği tam şeffaf yap. Etikette “ne var?” açık yazılsın ki insanlar güvenle seçsin.

Plastik sadece atık değil; iklim meselesi. İklim krizinin en büyük suçlusu fosil yakıttan doğar; üretimden bertarafa her adım enerji ve karbon ister.
2019’da küresel emisyonların yaklaşık %5’i plastikten geldi. Bu üretim ise neredeyse hiç kontrol edilmiyor.

Plastik anlaşmasındaki kararlar plastik kirliliğinin seyrini belirleyecek. Uzmanların dediği açık: en etkili hamle küresel üretim tavanı.
Geri dönüşüm altyapısı ve atık yönetimi de etkili ama 3’ü birlikte uygulanırsa, 2050 yılına kadar her yıl yaklaşık 78 milyon ton kirlilik önlenebilir.
Plastik sınır tanımıyor; üretim artması atığı, kirliliği ve emisyonu katlıyor. Farklı ülkelerde alınan parça parça ulusal önlemler yetmiyor; küresel bir sözleşme gerekli.
Bu sözleşme ile üretim tavanlanır, tehlikeli kimyasallar sınırlanır, yeniden kullanım zorunlu kılınır ve üreticiyi sorumlu tutarak kirlilik daha hızla azaltılır, ya da hiç bir şey yapılmaz….
Cenevre’de 5–14 Ağustos’ta yapılacak görüşmeler tam da buna karar verecek.
Kaynaklar: Grist, İklim Haber, EkoIQ
