Dünyada ilk kez biri resmi olarak hava kirliliğinden hayatını kaybetti.
İngiltere’nin başkenti Londra’da hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ella Kissi Debrah, ölüm nedeni hava kirliliği olarak kayıtlara geçen dünyadaki ilk birey oldu.
İngiltere Yüksek Mahkemesi, annesiyle birlikte Londra‘da yoğun trafiğin olduğu bir yolun yakınında yaşayan Ella’nın geçirdiği astım krizine ek olarak hava kirliliğinin de ölüm nedenleri arasında bulunmasına karar verdi.
Ella’nın evinin yakınındaki hava kirliliği seviyeleri, ölümünden önceki üç yıl boyunca Dünya Sağlık Örgütü’nün belirlediği sınırın ve AB kapsamında yürürlükte olan yasal seviyenin üzerindeydi.
Yüksek Mahkeme, ulaşım kaynaklı salımlardan dolayı gerçekleşen bu durumun ve NO2 düzeyinin düşürülmesindeki başarısızlığın Ella’nın hayatını kaybetmesinde aktif bir rol oynadığına karar verdi.
Mahkeme aynı zamanda bu konu hakkında Ella’nın annesine yetersiz bilgi verilmesinin de suç kapsamında olduğunun da altını çizdi.
Ella, üç yıl süren astım nöbetleri ve akut solunum yetmezliği sorunları nedeniyle 27 kez hastaneye kaldırılmış ve 2013 yılında hayatını kaybetmiş.
Ella’nın avukatları, hava kirliliği seviyelerine ilişkin yeni kanıtlar ortaya çıkmasından sonra davayı Aralık 2019‘da İngiltere Yüksek Mahkemesi’ne taşıdı.
Davanın bundan sonraki süreçte hava kirliliğine neden olanlar üzerinde yasal baskı oluşturması bekleniyor.
Zira, hava kirliliği tüm Dünya’da artmış durumda. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Dünya nüfusunun %91’i hava kirliliğinin sağlıklı sınırlardan daha yüksek olduğu yerlerde yaşıyor.
Aynı çalışma, 15 yaş altı çocukların ise %93’ünün bu bölgelerde yaşadığını gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü tahminlerine göre, 2016 yılında 600.000 çocuk hava kirliliğinin neden olduğu solunum yollarında yaşadığı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybetti.
OECD ise, şu anki veriler doğrultusunda, hava kirliliği nedeniyle, beş yaş altı çocuk ölüm hızının 2050 yılında %50 daha fazla olacağını belirtiyor.
Türkiye’de de durum çok farklı değil. Temiz Hava Hakkı Platformu’nun hazırladığı “Kara Rapor”’a göre, 2017 yılından beridir her yıl hava kirliliği trafik kazalarının 6 katından fazla ölüme sebep oluyor.
İstanbul Türkiye’de hava kirliliğine bağlı ölüm sayısının en yüksek olduğu il. İstanbul’u İzmir ve Manisa izliyor.
2019 yılının en kirli havasına sahip Iğdır’da ise hava kirliliğine bağlı ölüm yüzdesi, toplam ölümlerin %33,5’ini oluşturarak rekor seviyeye çıkmış durumda.
Bununla beraber Türkiye’de 18 milyon kişinin yaşadığı 30 ilde ise yeterli bilgiye ulaşılamıyor. Dünya’da da benzeri bir sorun yaşanmakta.
Dünya Sağlık Örgütü, dünya nüfusunun yarısının hava kirliliği konusunda sağlıklı bir veriye ulaşamadığını belirtiyor.
Sağlıklı veriler üzerinden yapılabilecek değişimler ise hayati önem taşıyor. Dünya Sağlık Örgütü, kanserojen olduğu kanıtlanan ince partikül madde için önerilen sınır değerlere uyulursa; yılda 2,1 milyon erken ölümün önlenebileceğine dikkat çekiyor. Türkiye’de ise bu yaptırımların 45 binden fazla kişinin hayatını kurtarabileceğine inanılıyor.
O yüzden Ella için verilen karar büyük bir önem taşıyor. Bu karar, yerel ve ulusal ölçekte hava kirliliğinin ölüm sebebi olabileceğinin altını çiziyor.
Benzer davaların açılması, hava kirliliğine neden olan kurumların bu konuda aktif bir adım atmasına sebebiyet verebilir ve binlerce hayatın kurtarılmasını sağlayabilir.
O yüzden Ella’yı buradan en içten dileklerimizle anıyoruz, ışıklar içinde uyu.
