100 milyon°C : Çin’in “suni güneşi” nükleer füzyondan enerji için gerekli sıcaklığa ulaştı

100 milyon°C : Çin’in “suni güneşi” nükleer füzyondan enerji için gerekli sıcaklığa ulaştı

15 Kasım 2018 0 Yazar: Görkem Gömeç

Geçen Salı, Çin’de bulunan Hefei Fiziksel Bilim Enstitüsü, EAST adını verdikleri, Deneysel İleri Derecede Süper İletken Nükleer Kaynaşım Halkası yeni bir sıcaklık rekoru kırdı: 100 milyon °C

EAST temelinde suni bir güneş olarak tasarlanmış bir reaktör ve güneşten neredeyse 6 kat daha fazla sıcaklığa ulaşan bu reaktör ileride nükleer füzyondan enerji üretmeyi planlıyor.

Nükleer füzyon nedir?

 

Nükleer füzyon(kaynaşım) güneşte gerçekleşen ve ısı ve ışık üretmesine yol açan bir fiziksel süreç. Bu süreç iki hidrojen çekirdeği birleşmesi ile gerçekleşiyor ve ortaya muazzam derecede bir enerji çıkıyor.

Biliminsanları bu enerjiyi üretmeye çalışarak, neredeyse sonsuz kaynaklı bir enerji üretmeye çalışmakta. EAST’de manyetik alanları kullanarak plazmaları dengeli bir şekilde nükleer füzyon üretmek için kontrol ediyor.

Hedef daha dengeli ve uzun süreli bir tepkime

Kısa bir süre gerçekleşmiş de olsa 100 milyon°C EAST ve nükleer füzyon için büyük bir adım, zira biliminsanları bu sıcaklığın Dünya’da bir nükleer füzyon tepkimesine yol açmak için gerekli olan en düşük sıcaklık olduğuna inanıyor.

Bu yüzden biliminsanları şimdi daha dengeli ve uzun süre sürecek bir tepkime elde etmek için çalışmalara odaklanacak.

Nükleer Enerji ve Nükleer Füzyon arasındaki farklar

Nükleer Enerji sistemleri şu an da nükleer fisyonu kullanmakta ve bu durum atomlarda bölünmeye yol açıyor yani burada atom çekirdeği parçalanarak kütle numarası küçük iki çekirdeğe dönüşüyor.

Nükleer füzyon yani kaynaşma ise iki hafif elementin nükleer reaksiyonlar sonucu birleşerek daha ağır bir element oluşturmasıdır. Bu tepkime şimdiki nükleer enerji santrallerinden 4 kata kadar daha fazla enerji üretecek.

Nükleer Füzyon çevre dostu mu?

Gelecekte nükleer füzyon santrallerinde okyanuslarda bulunan hidrojen izotoplarının (döteryum ve trityum) kullanılması planlanıyor. Bu hidrojen kaynaklarından ortaya çıkan enerjinin %80’i ortaya çıkan nötronlara iletilecek ve bu nötronların çarptığı maddelerden radyoaktif maddeler üretilecek.

Füzyon’dan üretilecek radyoaktif maddelerin nükleer enerji santrallerine göre çok daha az olacağı öngörülüyor. Ama maalesef hala insanlığın ne yapacağı bilmediği radyoaktif maddeler ortaya çıkacak.

Şu an ise neredeyse 30 ülke nükleer enerji kullanmakta, 100 bin tondan fazla atık üretmekte ve sadece Finlandiya bu atıkların etkisini azaltan kalıcı bir depo kurmaya niyetli. Diğerleri ise geçici çimento ve kurşun bazlı depolarda halının altına itilmiş durumda.

Nükleer enerji kötü olabilir ama fosil yakıtlar daha kötü

Bununla beraber nükleer enerji; fosil yakıtların daha az kullanılmasını sağlayarak, kanser ve akciğer rahatsızlıklarının sayısını dikkate değer bir şekilde azaltıyor. NASA’nın yaptığı bir araştırma 1976 ve 2009 yılları arasında nükleer enerjinin 1,8 milyon ölümü engellediğini ortaya çıkarmıştı.

Kömür ve petrol sessizce ve yavaş yavaş insanlığa zarar verirken, nükleer enerjinin devasa ölçütte ve tekil kazalarının etkileri daha çok hissediliyor.

Açık konuşmak gerekirse ben de bu konuda tam ne hissedeceğimi bilmiyorum. Şu anki teknolojileri ile nükleer santraller kesinlikle uzun dönemli ve güvenli bir yatırım değil ama biliminsanları radyoaktif atıklara bir çözüm getirir ve hükumetler bu uygulamaları sonuna kadar kabul ederse sadece bir kamyon büyüklüğündeki füzyon santralleri bunu değiştirebilir.

Ama yine de “Dünya’nın neresinde rüzgar esmez, neresinde güneş parlamaz ki?” diye düşünmemek elde değil.

Çevreci Geek'i takip edin