En kötü senaryo gerçekleşiyor: Buzulların erimesi %57 oranında arttı

Bu içeriği paylaş:

Dünyanın en büyük yüzen buzdağından geçtiğimiz günlerde dev bir parça daha koptu. Uzmanlar son 25 yılda buzulların erimesinin %57 oranında arttığını belirtiyor.

2017’de Güney Kutbu‘ndan kopan A68a adlı buzul 5800 km2’lik alanı ile İstanbul’dan daha büyük bir “kara” parçası.

Ama bu parça bile şimdiden 7’ye bölünmüş durumda. Bu durum mavi küremizin buzullarının şu andaki halini de özetliyor aslında.

Leeds Üniversitesi’nde yapılan bir çalışma Dünya’daki buzulların, kutuplar ve dağlarda bulunanlar olmak üzere, erime hızındaki artışı incelemiş.

Bu çalışmaya göre Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) en kötü iklim krizi senaryosu ile aynı süreçte ilerliyoruz. 1994 ile 2017 yılları arasında, 28 trilyon ton buz geri dönmemek üzere erimiş durumda.

Yıllık buz kaybı ise 0,8 trilyondan, 1,2 trilyon tona yükselmiş. Bu yaklaşık %57 oranında bir artış demek.

Sadece kutuplarda değil, dağlarda da bulunan bu buzulların kaybı hem kısa hem de uzun dönemde insanlığı ciddi şekilde etkilemekte.

Buzullar ışınlarının yansımasını sağladığı için Güneş’ten gelen enerji artık korunmasız kalan su kütlelerinin ya da toprağın ısısını artırmakta.

Bu sürekli buzul halinde bulunan permafrostun da erimesine ve sera gazı etkisi karbondioksitten 10 kat daha güçlü metan gazının salınmasına yol açıyor.

Buna ek olarak, buzulların eksikliğinden dolayı ısınan küresel hava döngüsü tüm Dünya’yı etkileyip, gıdaların yetişme şeklini ve alanlarını değiştirmekte.

Ve tabii ki, en bilindik etkisi olan seller şimdiden, ada ülkelerini ve hatta Bangladeş gibi ülkeleri etkilemiş durumda.

Bu durumu durdurmak için aslında yapılacaklar belli. Sera gazı salımı yapan kaynakların özellikle enerji üretiminde kullanılan fosil yakıtların acilen azaltılması gerekmekte.

Yoksa, gözlerimizin önünde iklim krizinin en kötü senaryosunun gerçeğe döndüğünü göreceğiz.

Kaynak: The Guardian


Çevreci Geek'i takip edin

Görkem Gömeç

Boğaziçi Üniversitesi ve SUNY Binghamton'da Küresel ve Uluslararası İlişkilerden sonra İsveç'te Uppsala Üniversitesi'nde Sürdürülebilirlik üzerine yüksek lisans yaptı. 4 yıl Yeşilist'te Proje Koordinatörlüğü yaptıktan sonra, Çevreci Geek'i ve Yeşil Öneriler'i kurdu.

Önerilen makaleler