Türkiye COP31’e hazırlanıyor. Ama zirveye giderken kömür dosyası kapanmış değil. Tam tersine, Afşin-Elbistan’dan Çanakkale’ye uzanan gelişmeler, Türkiye’nin kömürden çıkış konusunda hâlâ net bir yol haritası olmadığını gösteriyor.
Mahkeme “Dur” Dedi, İtiraz COP31 Logolu Geldi
Afşin-Elbistan A Termik Santrali’ne planlanan iki yeni ünitenin ÇED olumlu kararı temmuz ayında mahkeme tarafından iptal edildi. Böylece proje dördüncü kez yargı engeline takıldı.
Ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Çelikler Holding karara COP31 Başkanlığı logolu bir dilekçeyle itiraz etti.
Üstelik kısa süre sonra hazırlanan bilirkişi raporu, mevcut 4. ünitenin de insan sağlığı, tarım, su kaynakları ve ekosistem açısından ciddi ve sürekli riskler taşıdığını ortaya koydu.
Yani Afşin-Elbistan’da tartışma yalnızca “yeni santral yapılacak mı?” sorusundan ibaret değil. Mevcut kömür altyapısının geleceği de masada.
Kömürün Hikâyesi Sadece Santrallerden İbaret Değil
Türkiye’nin başka bölgelerinde de kömür zincirinin farklı halkaları hareketli.
Akbelen’de Yeniköy Termik Santrali’ni besleyen linyit madeninin genişletilmesine karşı mücadele sürerken Esra Işık’a 2 yıl 1 ay hapis cezası verildi.
Eskişehir Mihalıççık’ta Doruk Madencilik işçileri ücret ve tazminat alacakları için mücadele ediyor.
Çanakkale Biga’da ise mevcut 1.320 MW’lık CENAL Termik Santrali’ne 1.050 MW’lık yeni ünite eklenmek isteniyor. Greenpeace Türkiye, 14 Ağustos’ta bu projeye karşı imza kampanyası başlattı.
Bir yerde maden genişlerken başka bir yerde işçiler alacaklarını bekliyor; yeni santral kapasitesi planlanırken, var olan kapasitedeki santraller zarar ediyor.
Dünyada Kömür İçin Planlar Büyüyor
Bu tablo sadece Türkiye’ye özgü değil. Global Energy Monitor’e göre 2025’te dünyada planlanan yeni kömür madeni kapasitesi %11 artarak 2,52 milyar ton/yıla ulaştı.
Ama işin diğer tarafı farklı: Aynı yıl yalnızca 113 milyon ton/yıl yeni kapasite işletmeye girdi. Bu, 2024’e göre yaklaşık %40 düşüş ve son 10 yılın en düşük seviyesi.
Üstelik geliştirme aşamasındaki kapasitenin yaklaşık %70’i henüz inşaat öncesinde.
Kısacası, kömür için planlar büyüyor ama yeni kapasite aynı hızda devreye girmiyor.
Çünkü Enerji Sistemi Değişiyor

Tam burada büyük resme bakmak gerekiyor.
2025’te yenilenebilir kaynaklar küresel elektrik üretimindeki paylarıyla ilk kez kömürü geride bıraktı. Güneş ve rüzgârın hızlı büyümesi bu değişimin başını çekiyor.
Türkiye’de de benzer bir dönüşüm yaşanıyor. Haziran 2026’da güneşten 4,99 milyar kWh elektrik üretildi; güneşin aylık elektrik üretimindeki payı %16,4 ile rekor kırdı.
Üstelik yenilenebilir enerjinin ekonomik bir karşılığı da var. SEFiA–APLUS Enerji’nin bir karşı-olgusal senaryosuna göre, Türkiye’nin güneş ve rüzgâr kapasitesi daha yüksek olsaydı 2022’nin ikinci yarısı ve 2023 boyunca 8,9 milyar dolarlık ithal yakıt maliyetinden kaçınılabilirdi.
Bu para doğrudan dış borcu kapatacak bir kaynak değil. Ama daha fazla güneş ve rüzgâr, daha az fosil yakıt ithalatı ve dolayısıyla daha az döviz çıkışı anlamına geliyor.
Peki Türkiye Hangi Yöne Gidecek?

Kömürden çıkış yalnızca santralleri kapatmak demek değil. Madenlerde ve santrallerde çalışan insanların, kömür bölgelerinin ve o bölgelerin ekonomisinin geleceğini de planlamak gerekiyor.
Bu yüzden mesele artık yalnızca “kömürden çıkacak mıyız?” değil, mesele adil bir dönüşümde.
Değişen enerji sistemine ayak uydururken kimseyi geride bırakmadan nasıl çıkacağız?
Türkiye COP31’e başkanlık ederken vereceği en önemli cevaplardan biri bu olabilir: kömürden çıkış tarihi, yenilenebilir enerji yatırımları ve adil dönüşüm için somut bir yol haritası.
Sen Ne Yapabilirsin
✍️ İmzala: CENAL’e planlanan 1.050 MW’lık yeni üniteye karşı ve Afşin Elbistan için de Change.org’daki ortak imza kampanyasını imzalayabilirsin
👀 Takip et: Bu imza kampanyalarına destek veren 15 STK’yı ve yereldeki hareketleri takip et.
🔎 Araştır: Yaşadığın bölgedeki enerji yatırımlarını ve ÇED süreçlerini kontrol et.
🗣️ Talep et: Türkiye’den kömürden çıkış tarihi ve çalışanları koruyan bir adil dönüşüm yol haritası hedefi talep et.
📢 Paylaş: Bu haberi paylaş; kömürden çıkışın iklim kadar ekonomi ve istihdam meselesi olduğunu konuş.

