Bugün Dünya Çocuk Günü: Küresel ısınma ve iklim değişikliğinden en fazla çocuklar etkileniyor

Bugün Dünya Çocuk Günü: Küresel ısınma ve iklim değişikliğinden en fazla çocuklar etkileniyor

20 Kasım 2018 0 Yazar: Görkem Gömeç

İklim değişikliği ve küresel ısınmanın etkilerini yavaş yavaş hissetmeye başladığımız bir dönemdeyiz. Yarım derecelik bir küresel ısınma bile milyonlarca insan kuraklığın, sellerin ve kıtlığın sonuçları ile yüzleşmek zorunda kalmasına neden olacak. Bundan en çok etkilenenler ise çocuklar ve özellikle dünyanın en fakir ve en kirli noktalarında yaşayan çocuklar olacak.

Yaklaşık 260 milyon çocuk sel riskinin ciddi derecelerde olduğu bölgelerde yaşamakta. Bununla beraber bu bölgelerin büyün bir çoğunluğu aynı zamanda tuvalet ve kanalizasyon altyapısına da sahip değil. Sellerin artması ve bu durumun devam etmesi bulaşıcı hastalıkların yayılmasını hızlandırabilir.

Sel sularının yeraltı sularına geçmemesi ve toprağın verimli tabakalarını alıp götürmesinden dolayı, artan sıcaklarla beraber kuraklık ve çölleşme de artabilir. Bu büyüme çağındaki bir çok çocuğun yetersiz beslenmesine ve kıtlığa bile yol açabilir.

Aileler gıda güvenliği bulunmayan bölgelerden ayrılmak isteyeceğinden, bu aynı zamanda toplulukların yerinden olmasına ve küresel göç krizini büyütecek durumlara neden olabilir. Gıda ile su kaynaklarına yönelik bir krizinde 2040 yılında her 4 çocuktan birini etkileyeceği öngörülmekte.

Bununla beraber fosil yakıtların kullanılmasına devam edilmesi, özellikle kömür ve odunun yemek ve ısınma için kullanılması çocukların gelişmekte olan akciğerlerini yetişkinlerden daha fazla etkilemekte. Temiz kaynaklı ve iyi bir altyapıya sahip ısınma ve pişirme kaynakları olmadan nefes alma sorunları çeken çocukların sayısı artabilir.

Bu sorunlar gelecekte yaşanacakmış gibi gözükse de aslında şu an da etkilerini görmekteyiz. Her yıl neredeyse 500 bin çocuk evlerde bulunan hava kirliliğinden hayatını kaybetmekte.

Bununla beraber son raporlar her gün 15 bin çocuğun önlenebilir hastalıklardan hayatını kaybettiğini, 155 milyon çocuğun yetersiz beslendiğini, her beş çocuktan birinin okula gidemediğini ortaya koyuyor.

Bu yüzden 20 Kasım 1989 yılından bu yana Birleşmiş Milletler (BM) tarafından dünya genelinde çocukların karşı karşıya kaldıkları hak ihlallerini gündeme taşımak amacıyla “Dünya Çocuk Hakları Günü” olarak belirledi.

Özellikle savaş ve yoksulluğun hüküm sürdüğü coğrafyalarda yaşam mücadelesi veren çocukları korumak ve koşullarını iyileştirmek için 20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu “Çocuk Haklarına Dair Sözleşme”yi imzalandı.

Bu sözleşmeye göre çocuklar, nerede doğduklarına, kim olduklarına; cinsiyetlerine, dinlerine, etnik kökenlerine bakılmaksızın, yaşama hakkı başta olmak üzere; eksiksiz biçimde gelişme hakkı; zararlı etkilerden, istismar ve sömürüden korunma hakkı; aile, kültür ve sosyal yaşama eksiksiz katılma haklarına sahipler.

Bu hakların korunması içinde Birleşmiş Milletlere bağlı UNICEF (Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu), her çocuğun, özellikle de en zor ve dışlanmış durumda olan çocukların yaşatılması, korunması ve gelişimi için 156 Ülke Ofisi ve 34 Milli Komitesi ile 190 ülkede çalışmakta.

Türkiye’de de çocuk haklarını desteklemek ve bireyler ile özel sektörden kaynak geliştirmek için çalışan UNICEF Türkiye Milli Komitesi ve çocuk refahıyla ilgili kilit alanlarda sahada çalışmalar yürüten UNICEF Türkiye Ülke Ofisi bulunuyor.

Benim de destekçisi olduğum UNICEF, çocuk işçiler, engelli çocuklar, kız ve erkek çocukların eşitliği ve tarımda çocuk işçilerin okula dönmesine yönelik aktif programlara sahip. Bu programlar hakkında buradan bilgi alabilirsiniz.

UNICEF Dünya Çocuk Günü’ne özel aynı zamanda bir imza kampanyası düzenlemekte. UNICEF’in sesini daha fazla duyurmasına ve daha fazla programı hayata geçirmesine destek vermek için siz de burayı tıklayarak kendi sesinizi ekleyebilirsiniz.

Çevreci Geek'i takip edin