4 soruda COP24: İklim Zirvesinde anlaşma sağlandı, peki yeterli olacak mı?

4 soruda COP24: İklim Zirvesinde anlaşma sağlandı, peki yeterli olacak mı?

17 Aralık 2018 0 Yazar: Görkem Gömeç

İki hafta süren Birleşmiş Milletler COP24 toplantısında, 2 derecelik bir küresel ısınma ve iklim değişikliğini engellemeye yönelik çalışan diplomatlar bir anlaşmaya varabildiler, ama sivil toplum kuruluşları anlaşmanın yeterliliğinden şüpheli.

Ülkelerin Paris İklim Anlaşması sonrası sera gazı salımlarını azaltmaya ve daha açık bir şekilde bilgi vermelerine yönelik kuralları içeren COP24 anlaşması, iki gün süren yoğun konuşmaların ardından Polonya’nın Katoviçe şehrinde Cumartesi akşamı onaylandı.

Anlaşmanın sağlanmasına rağmen, sivil toplum kuruluşları 200 ülkenin imzaladığı kuralların küresel ısınmayı durdurmaya yönelik açık bir vaatte bulunmadığını ve önemli noktalarda açık ve anlaşılır bir dilin kullanılmadığını savunuyor.

Bu endişeleri ve anlaşmanın kısaca detaylarını 4 başlık altında bulabilirsiniz:

Ne üzerine anlaşıldı?

Basitçe anlatmak gerekirse; ülkeler Paris İklim Anlaşmasını uygulamaya geçirmek için bazı kuralları belirledi.

Bu kurallar ülkelerin küresel ısınma ve iklim değişikliğine yol açan sera gazı salımlarını nasıl ölçmeleri, raporlamaları ve teyit etmelerine yönelik detayları içeriyor. Bu kurallar oldukça önemli zira bazı ülkeler Paris İklim Anlaşması’nda belirledikleri hedeflerden sıyrılmalarına yönelik boşlukların önüne geçilmiş oldu.

Buna ek olarak, Ülkeler için Uyum Fonu, Yeşil İklim Fonu ve Az Kalkınmış Ülkeler fonlarına özellikle Almanya, Norveç, İsveç ve Fransa’nın vermeyi taahhüt ettikleri destekler arttı.

Ne üzerine anlaşılamadı?

COP24’de teknik kurallar belirlenmiş olsa da özellikle ülkelerin sera gazı salımlarını “nasıl” azaltacakları konusunda ciddi boşluklar mevcut.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından bu yıl yayınlanan raporda, 1,5 derecelik bir küresel ısınmanın ciddi sonuçları olabileceğini vurgulamış ve bu durumun önüne geçmek için bazı çözüm önerileri sunmuştu. IPCC raporunun 6 başlıkta kısa bir özetine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bununla beraber ABD; Rusya, Suudi Arabistan ve Kuveyt güç birliği yaparak bu raporun resmi bir şekilde kabul edilmesinin önüne geçti. Bununla beraber COP24 boyunca ABD kömür tüketimini destekleyen bir konuşma yaptı.

Sadece Avrupa Birliği, bir kaç gelişmiş ülke ve küresel ısınma ve iklim değişikliğinden en çok etkilenen  ve en fakir ülkelerin neredeyse hepsi IPCC raporunun uyarılarını dinleyeceklerini ve talimatlarını uygulayacaklarını açıkladı.

Türkiye ne yaptı?

İklim Zirvesi’nde Türkiye, COP24’e EK-1’den yani gelişmiş ülkeler listesinden çıkma talebine gelmiş, bu talebe karşı Başkanlık Avrupa Birliği adına Fransız Büyükelçi Bridgette Collet’in ikili görüşmeler ile sorunu çözüme kavuşturmak için görevlendirilmişti.

Collet, konuşmasında tarafların uzlaşamadığını iletti. Bu talebe özellikle kalkınmakta olan ülkelerden itiraz geldiği belirtiliyor.

Bunun dışında ise Türkiye, ilk defa kamuoyu önünde 1.5 C Derece Raporu’na atıfta bulundu. COP24’te konuşma yapan Türkiye Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum “IPPC’nin 1.5C Derece Raporu, iklim değişikliği eyleminin aciliyetini ortaya koyuyor” dedi.

Bununla beraber bu açıklama içerisinde ironik bir durum da barındırıyor, zira Türkiye Paris İklim Anlaşması’nı imzalamadı ve sera gazı salımında azaltımını resmiyete bağlamış değil.

Bundan sonra neler olacak?

Birleşmiş Milletler gelecek yıl Şili’de buluşarak, belirlenen kuralların son halini belirlemeyi ve sera gazı salımını azaltmaya yönelik çalışmalara başlamayı hedefliyor.

Ama asıl önemli toplantının 2020 yılında İngiltere ya da İtalya’da yapılması bekleniyor. Burada ülkelerin 10 yıl önce koydukları hedeflere ulaştıklarını kanıtlamaları ve 2030 yılına daha sert ve daha büyük hedefler koyması bekleniyor.

İklim değişikliği ve küresel ısınma açısından baktığımızda, karbon salımının arttığını, kömür tüketiminin neredeyse hiç azalmadan devam ettiğini ve petrolün dünya ekonomisinin kalbinde olduğunu görüyoruz.

Yenilenebilir enerji teknolojileri herkesin düşündüğünden çok daha hızlı bir şekilde ilerliyor ve masraflar oldukça azalmış durumda. Bununla beraber bu teknolojilerin uygulanması konusunda daha hızlı ve büyük adımlar atılması gerekiyor.

Çevreci Geek'i takip edin