200 ülke Polonya’da buluştu: ‘Küresel ısınmayı durdurma şansı olan son nesil biziz’

200 ülke Polonya’da buluştu: ‘Küresel ısınmayı durdurma şansı olan son nesil biziz’

4 Aralık 2018 0 Yazar: Görkem Gömeç

Birleşmiş Milletler çatısı altında düzenlenen iklim değişikliği zirvesi Pazartesi günü başladı ve ortaya çıkan mesaj açık; küresel ısınmayı durdurma şansı olan son nesil ve etkilerini hissedecek ilk nesil de biziz.

Yaklaşık 200 ülkeden delegeler Polonya’da iki hafta boyunca buluşacak ve 2015 yılında karar kılınan Paris Anlaşmasını gerçeğe dönüştürmek için bir plan çıkarmaya çalışacaklar. Alınacak önlemleri hızlandırmak için yapılacak yeni anlaşmaların 3 derecelik bir küresel ısınmanın önüne geçmesi bekleniyor.

Durum giderek ciddileşiyor

Özellikle son aylarda ortaya çıkan haberler iklim zirvesinin önemini daha da artırıyor: Sera gazı salımları yeniden artmaya başladı ve son 4 yıl insanlık tarihinin en sıcak dönemi oldu.

Bu durumun önüne geçmek için sera gazı salımının 2030 yılında yarıya düşmesi lazım ve bunun için iklim politikalarına yatırımların beş kat daha fazla olması gerekiyor.

TIKLAYIN: Uluslararası Enerji Ajansı: Dünyanın bir tane daha fosil santrali kaldıracak durumu yok

Bununla beraber küresel politik ortamda oldukça karışık. Özellikle ABD başkanı Donald Trump ile Latin Amerika’nın Trump’ı olarak adlandırılan ve yeni seçilen Brezilya’nın Bolsonaro hükumetinin Birleşmiş Milletler’in kararlarına ne kadar uyum sağlayacağı şüpheli.

Bazı katılımcılar aynı zamanda bu zirveyi iki kömür şirketinin sponsor etmesine izin veren Polonya’nın, diğer ülkelere vereceği mesajlardan da şüpheli. Zirvenin burada yapılmasının, aynı zamanda yargı reformu ile tüm gücü kendi elinde toplamaya çalışan bir hükumete destek anlamına geleceğinden korkan katılımcılar da var.

Umut verici gelişmeler de var

Yine de Avrupa Birliğinin iklim nötr olma kararı, yenilenebilir enerji kaynaklarının giderek düşen fiyatları ve Dünya Bankası’nın 100 milyar dolarlık yardım paketinin iklim değişikliğinin etkilerinin önlemeye yönelik yatırımlara da aktarılacağı haberleri katılımcılara umut veriyor.

“Zengin” ülkeler de aynı zamanda 2020 yılına kadar 100 milyar dolarlık bir bütçeyi yenilenebilir enerji ve iklim değişikliğine uyum politikalarına harcamayı hedefliyor. İşte 2 haftalık Polonya’daki görüşmeler ile de bu yatırımlar şekil bulacak.

Az Gelişmiş Ülkeler Grubu’nda bulunan 47 ülkeyi temsilen Gebru Jember Endalew, yaklaşık 1 milyar kişiyi temsil etiklerini ve bu bireylerin iklim değişikliğine en az sebebiyet veren ama etkilerini en çok hissedenler olduklarına dikkat çekti. Endalew, bu ülkelere yapılacak yatırımlar ne kadar çok gecikirse, zararlarında o kadar büyük olacağını belirtti.

Türkiye gelişmiş ülkeler listesinden çıkmak istiyor

İklim zirvesinde Türkiye de Bakan Yardımcısı düzeyinde temsil ediliyor. Türkiye’nin bu zirvedeki amacı ise gelişmiş ülkeler listesinden kendini çıkarmak olacak gibi gözüküyor.

Bunun nedeni ise Yeşil İklim Fonu gibi desteklere ulaşma isteği. Bu desteklere ulaşmadan da Türkiye 2015 yılında karar kıldığı Paris Anlaşmasını onaylayacak gibi gözükmüyor.

Paris Anlaşması’nı uygulayacak kurallar lazım

Polonya’daki delegelerin aynı zamanda ülkelerin Paris Anlaşması’nda verdikleri beyanların takibini kolaylaştıracak yöntemler geliştirmesi bekleniyor. Almanya’da Postdam İklim Değişikliği Etkiler Araştırma Enstitüsü’nde görevli Prof. Johan Rockström, bunun sıkıcı bir görev olsa da gerekli olduğunu belirtti.

Rockström, bu kuralların eşit ve etkili olması gerektiğini ve özellikle ABD, AB, Çin ve Hindistan gibi fazla salım yapan ülkelere özel sorumluluklar yüklemesi gerektiğini savunuyor.

İklim liderliğini Çin ve Fransa üstleniyor

İklim değişikliğini önleyecek politikaların geliştirilmesinde özellikle Çin ve Fransa başı çekmekte. Ama Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’e göre, giderek yükselen milliyetçi politikalar bazı ülkelerin birbiri ile anlaşma yapmasını zorlaştırmakta.

Bununla beraber iklim değişikliği ve küresel ısınma tehditi gdierek yaklaşıyor ve bundan isanlığın en fakir kesimleri en çok etkileniyor. Her ne kadar değişim mümkün olsa da, siyasi iradenin varlığına da aynı şekilde ihtiyaç var.

Çevreci Geek'i takip edin